ÇIRAKLIK ÖMÜR BOYU…

Usta, değerli bir eser ortaya koymak için uzun bir yolculuğa çıkan kişidir. Doğru bakış açısıyla her daim yolda olma çabası içerisindedir. Derdi varmak veya ulaşmak değildir. İşlediği işe dair farkındalığı (ne yaptığı niye yaptığına dair) yüksektir. Azığı sabır, cesareti ise özgünlüğüdür.

Ustanın yolculuğu, “güzeli yapmak, iyi yapmak” tutkusuyla başlar. “İyi yapmalıyım!” dediği meselenin, hangi alanda olması gerektiğine dair ilk adımı iç yolculuğuna atar. Kendisini eğilimine, yeteneğine ve tutkusuna bırakır. Hangi işiyle bu hayatta var olmak istediğine, bir başka deyişle hayatın ona nerede ihtiyaç duyduğuna yönelir.

Usta, ortaya koyduğu esere/değere şahitlik ettikçe mutlu olur. Bu mutluluğu; eserinin başkalarının hayatına dokunmasıyla daha da artar, anlam kazanır. Hem kişiliğiyle hem de işiyle bir temsil olduğunu bilir, aynı zamanda çevresine olumlu etkisinin olduğunu da görür. Çevresinden aldığı geribildirimlere özgüveni sayesinde açıktır. Maksadı egosu değil, zanaatının değerlenmesi ve gelişmesidir.

Böylelikle usta kendini aşma sürecine girer. Fakat kendini aştığında yolculuğu sona ermez. Sürekli kendisini arar, bilmeye ve bulmaya çalışır. Kendisiyle yüzleşir. Cemil Meriç’in ifadesiyle “kendini tanımayı irfanın en yüksek merhalesi” olarak bilerek daima sahasında kalır ve derinleşir. Öğrenme isteğini kaybetmeden yoluna devam eder. Öğrenme ihtiyacı kalmadığında çıraklığının biteceğini bilir. Bu yüzden ustanın çıraklığı ömrü boyunca devam eder.

3 Replies to “ÇIRAKLIK ÖMÜR BOYU…

Osman Daban ® (@osman_daban) için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir