İNSANIN DEĞERİNİ BİLMEK / BULMAK

Alfred Adler’e göre kişilerin sosyal doğalarında üstünlük arayışı güdüsü vardır. Bu güdünün gücü, büyük olasılıkla kişinin kendisini; zayıf, eksik, aciz görmesinden kaynaklanır. Halbuki insanın fıtratındandır acizlik. Doğasındandır.

O zaman sorun nerde? Kendini değersiz, faydasız ve anlamsız hissetmesinde. İşte bu İnsana yakışmaz. Demekki İnsan zayıf, eksik ve aciz olduğunu kabul etmeli, ama değerli, faydalı ve anlamlı olduğunu/olabileceğini bilmeli.

Bu yüzden bireylerin çocukluktan itibaren, var oldukları-insan oldukları için değerli olduklarını hissettirmek gereklidir. Bu da insana insanca davranışlarla mümkündür. Yaratılmış en değerli varlık olarak, eşsiz olarak görmekle mümkündür. Tıpkı bir kilin; nazik, naif, hafif ve her bir parçasına değer veren ve değer katan bir elin içinde eşsiz bir esere dönüştüğü gibi.

İnsan eşsizdir. Ama İnsan olursa. Beşer dairesinden İnsan dairesine tekamülü tamam olursa. Tabiri caiz ise Maslowun ifade ettiği son 3 aşamaya ulaşabilirse….. (anlamlandırma, estetik biçimlendirme, bir başka İnsanın değerini ortaya çıkarma)

Ama bilmezse kendi değerini…

Neden bilmez İnsan değerini? Neden sıradan bilir kendini? Hep hayattan bekler kendine verilecek değeri. Hiç mi yoktur hayata verebileceği? Hal bu ki hayata verebilmek için gelmediyse ne anlamı var ki?

Kendini gerçekleştiren kehanet bağlamında; Kendini değersiz hisseden, bu yüzden de değersiz olduğu hissettirilen; kendine güvenmeyen bu yüzden de kendine güvenilmeyen; sorumluluk verilmeyen, bu yüzden de ermeyen İnsan acı bir kayıptır bu alemde.

Hissedilen/hissettirilen değersizlik bir şekilde kendini başka bir kalkan ile gizlemeye çalışacaktır. Nasıl mı? Herkes sahne atı olmaya çalışacaktır. Alkış almak için yaşamakta bulacaktır çareyi. “Kişisel zaferi kovalayan, narsis, ilgi bekleyen, ne yaparsa görünürlüğü için yapan sahne atı olmaya soyunmaktır bu”. Seyircilere sevimli, kulisinde gergin. İmajına duyarlı, sosyal çevresine duyarsız.

Koşulsuz bir değer atfetmek lazım İnsana. Her İnsanın bir görevle, sunacağı bir değerle değerli olması yaradılış gereğidir çünkü. Mühim olan kişinin kendi değerinin farkında olabilmek. Kimi zaman birey kendisi bulur bunu, kimi zaman bir model, kimi zaman bir Akıl Hocası. Ama bulması gerekir. Var olanı bulacaktır, bu yüzden zor değildir. Kişinin kendi üzerindeki iradesini güçlendirmesi önemlidir. Güçlü irade ile birlikte; zihin, hatta bazen gönül itikafı gerekebilir. Kendisini arayan, kaybolur belki. Ama bulmak için kaybolmak gerekir. Kendini bulanın bulduğu “anlamıdır, değeridir”.

Bu değeri bulamazsa; para ile nam ile makam ile yapay bir değer satın almaya kalkar.

Ama değersizliğin kaçınılmaz soğuğu ile elbet yine karşılaşır.

35 Replies to “İNSANIN DEĞERİNİ BİLMEK / BULMAK

  1. İnsan öncelikle kendini tamamlamalı gözünde kendini büyütmemeli bu sayede istediklerine insanlığa ve gerçek huzura bir adım daha yakın hissedebilir yazının aktardıklarında bunlar geçiyor diyebilirim güzel bir yazı olmuş insanın insan olması için teşekkür ederim yazan kişiye

  2. Bir insanın kendini değerli hissetmesi için önce kendini bulması gerekir. Kendini anlaması, bilmesi ve çözümlemesi gereklidir. Yapay bir şekilde kendini olmadığı biri gibi göstermesi hiçbir şey ifade etmez. Çünkü nasıl biri olduğunu başkası yerine kendine göstermesi lazımdır. Ancak bu gerçekleştiği taktirde kendini değerli biri olarak görebilir.

    1. İnsan önce kendine değer vermeli. Kendini tanımalı doğrularıyla yanlışlarıyla sonra kendini sevmeli. Herkesten önce insan kendini sevmeli çünkü kendini sevmeyen karşısındaki insanlara karşıda sevgi besleyemez. Kendi kendine de mutlu olabilmeli insanlardan bi beklentisi olmadan. Sonra yanlışlarını ayırt edebilmeli insan karşısındaki insanlara saygı duyabilmesi için. Hayatta kendimize dair adil olmalıyız. Hiçbir insan faydasız ya da eksik değildir.

  3. Kendine aşırı güvenen insanlar bazen özgüvenle tam anlamda egolu olmayı karıştırdıkları için bir süre sonra çevresindeki insanların özgüvenlerinin katili olabiliyorlar bu sebeple de çoğu insan kabuğuna çekilip maske takmak zorunda kalabiliyor maske takan takmak zorunda kalan insanlar karşısındaki kişinin egosunun acizliğinden ve aslında altında yatan özgüven sorunundan geldiğini ve tamamen sahte bir imaj olduğunu fark edebilirse kendine biraz daha güvenmeye biraz daha işe yarar ve özel olduğunu hissetmeye, hissetirmeye başlıyor ve kendine olan saygısı artıyor yazıda da dediği gibi sahne atı olmaktan kurtulmak için ilk adımı atmış ve diğerlerini atmaya başlıyor bile ama bunu fark edemez ve o meskeyi hiç çıkarmaz kabuğundan hiç çıkmaz, çıkamazsa sahne atı olmak bir süre sonra daha iyi geliyo ve kendini sadece sahte bir benlikle kandırıp hayatını insan değil bir beşer gibi yaşıyor. Ve bize kalan bu insanlar için en büyük dileği beşer katmanından daha alt katmana düşmemelerini dilemek oluyor. Benim düşüncelerim bu yönde bu tarz yazıları başkalarını hayali kişilikleri canlandırarak yorumluyorum bu bana daha geniş düşünmemi sağlıyo daha mantıklı düşünmemi daha geniş bakmamı ve sonrasında kendimi sorgulayıp ben acaba kaçıncıyım ben nasılım diyip kendimi sorgulamamı da sağlıyo bence süper bir terapi yöntemi de aynı zamanda.

    1. Öncelikle çok güzel bir yazı olmuş insan ilk başta kendini bilmeli sevmeli ki çevreye faydası poztif enerjisi dokunsun kişi öncelikli olarak kendinde kusur aramamalı ,kusurlarını kapatmaya çalışmamalı kendini olduğu gibi kabul etmeli emeğinize sağlık.

  4. insan kendi değerinin farkına varmalı kendini faydasız görmemeli.Değerli olduğunu bilmeli kendini anlamaya çalışmalıdır.Oturup hayat bana bişeyler versin demek yerine harekete geçmeli kendine yönelmeli benliğinin farkına varmalı neler yapabileceğini görmelidir

  5. insan önce kendini bilmeli eğer sen kendinin farkında olmazsan kimse gerçek seni göremez. Sen kendini sevmezsen insanlar seni olduğun gibi değil onların istediği gibi olunca severler. Kendi değerini senden daha iyi kimse bilemez. Yani insan önce kendini tatmin ve mutlu etmeli. Eksiğim demek yerine kendine bir şeyler katmaya çalışmalı. Asıl amaç kendini doğru yansıtmak olmalı. Kendimizi sever değerimizin farkında olursak dünya daha güzel bir hal alır.

  6. insan ilk olarak kendisini sevmeli,güvenmeli ve değer vermeli.Birisinin ona değer vermesini ya da sevgi ihtiyacını gidermesini beklememeli.insan kendini kendini mutlu edebilir.bekleme,şimdi kendin için bişeyler yapmak için harekte geç.insanlar seni sen olduğun için sevsin değer versin.’ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.’

  7. İnsan Allah (c.c) bir mucizelerinden en güzel olanı bence ama biz bu insanlığın değerini pek anlamıyoruz anlayamıyoruz aslında herşey insanın içerisinde bitiyor mutluluğu da mutsuzluğu da istese kendisini çok iyi yönetebilir bunu yapan insan var tabii ama bakıyoruz ki şimdilerde insanlar özgüvensiz umutsuz hayalsiz yaşıyorlar ve bunlara sebep olan da çoğu zaman çevresindeki insan topluluğu maalesef ki bize en çok destek olmaları gerekirken en çok canımızı acıtan onlar oluyor insanın insana faydasını gerekliliğinin toplum farkında değil olsa bile kendi çıkarları doğrultusunda oldukları için pek gerekte duymuyorlar aslında neyse böyle insanlara gerek yok zaten insan kendini bilmeli sevmeli kendinden başkasını asla başının üzerine cikarmamali kendine aşık olmalı hayallerine sarılmalı unutmamalı ki tek ayrılacak bu alemden tek başına yeter kendine mutluluğu kendinde aramalı kendini mutlu etmeli çünkü güçlü kalmasından başka çaresi yok bunu hatırlaması lazım düştüğünde kendi elini tutarak kalkmalı bazen başkalarını beklememeli onlar yüzünden hayata kusmemeli ve tabiki hayatındaki ona değer veren ve önemseyen insanlara da yer vermeli ve onlar için de kipirdatmali kendini velhasıl kelam unutma insanoğlu bu dünyada senin en iyi arkadaşın kendin herşey sende başlıyor ve bitiyor kendini kaybetmedigin sürece yasiyorsundur demek halen daha şansın var yaşam ve yenilikler için. Bu arada yazı çok güzel olmuş ve güzel şeyler aldım alamasaydim zaten bu kadar şeyi dokupte anlatamazdim teşekkürler yazı için.

    1. Herhangi bir şahsın kendini anlamasi hayatı anlamasıdır kendi benliğinin farkına varmak için de çeşitli sorular ile birlikte sorgulamak gerekmektedir. İnsan var olduğuna inandığında kendi benliğine inandığında hayatın sınırlarini aşmış olur.

      1. İnsan, başkasından değer görmeyi istemek yerine ilk önce kendisine değer vermeli, güvenmeli. Eksikliklerini zayıflık ve güçsüzlük olarak görmemeli ve elinden geldiğince eksiklerini tamamlamaya çalışmalı. Başarabileceğine inanmalı, hiçbir engelde pes etmeden hayatına devam etmeli. Kendine güveni oldukça diğer insanlarında sevgisini ve değerini kazanacaktır.

  8. İnsan önce kendi değerini bilmeli elaleme göre yaşamamalı beni yargılıyorlar bişey başarmak isteyince sürekli eleştirip duruyolar ben değersizmiyim yoksa benim varlığımın bir anlamı yok mu demek yerine kendine inanırsa kendine değer verirse kendine sonuna kadar güvenirse azim ve gayretle hayallerini gerçeğe dönüştürebilir kimse kimsenin hayalini bilemez ama gerçeğe dönüştürünce hayal nasıl kurulur hayal işte bu azimle gayretle kendi değerini bilerek mücadele ederek gerçekleceğini sen gerçeğe dönüştürdüğünde görebilirler insan önce kendine değer vericek kendini bilicek ne demiş Yunus Emre ilim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır

  9. İnsanlar aslında çok değerli varlıklardır fakat bazıları bunun farkında değildirler bunun nedeni ise kendini yeterli göremeyip değersizleştirmesidir bu yüzden kendilerine olan güvenini de kaybederler. Farklı bakış açısı ve özgüven ile hayata ve insanlara karşı güçlü bir duruş sergileyebilir kendilerini değerli hissedebilirler

    1. İnsan öncelikle kendini tanımalı kabullenmeli kendini sevip kendine güvenmeli hickimsenin karşısında kendini ezdirmemeli eleştiriye açık olmalı
      İnsanları eleştirmeyi bilmelidir
      İnsan öncelikle kendine değer vermeli ki
      başkaları da ona değer verip saygı duysun düşüncelerine önem versin
      Daha sonra başka şahıslara değer vermelidir önceliği kendisi olmalı sonra başkasını düşünmelidir.
      Eğer bir insan kendini mutlu etmek istiyorsa kendine hedefler koymalı ve o hedeflere ulaşabilmek için çaba sarf etmelidir insan hedeflerine yaklaştıkça kendini mutlu hissedip birşeyler başardığı için sevinir kendini güçlü hisseder dimdik ayakta durur.

    2. İnsan kendini değerli hissetmek için başkalarından ilgi ve destek beklememeli çünkü zaten değerlidir. Her ne kadar aciz ve kötü hissederse hissetsin kendini sevip değerli olduğunu düşünmedikten sonra kimse ona yardım edemez çevremizdeki çoğu insan başarımızı kıskanıp bizi olumsuz düşüncelerle boğar ve kendimizi değersiz hissediyorsak bu olumsuz düşünceler bizi etkiler ve kötü hissederiz fakat kendimizi değerli hissedip seversek insanların bu olumsuz düşünceleri bizi etkileyemez. Kendimizi sevelim ve değerli olduğumuzu unutmayalım

    3. İnsan önce kendini tanımalı hayattan istediklerini, yapabileceklerini, ne için yaşadığını ancak bunları bulmakla oturacaktır taşlar yerine kendi özelliklerinin duygularının hislerinin gücünü en önemliside bu hayatta bulunmanın bir eziyet değil de bir mucize olduğunu anlarsa kendinin bir mucize olduğunu anlarsa hayatı da insanlarıda anlamlandıracaktır.

  10. Öncelikle sen kendine değer verirsen herkes sana değer verir ama kendine biçtiğin değer parayla makamla elde edildiyse sana verilen değer elbet bir gün biter.

  11. İnsan sevdikleri değer verirse, değerli hisseder kendini. sevdikleri severse sever kendini. Bu çoğu insanda kalıplaşmış bir kuraldır. Halbuki insanın kendini değerli hissetmesi için başkalarına gerek yoktur insan eğer isterse kendini sever kendini mutlu etmek için her şeyi yapar bunu yapabilmesi için de gözünün önündeki perdeyi kaldırması gerekir. Her insan hayatı sevmeli sevmeli ki hayatın değerini ve daha sonra kendi değerini bilsin…

  12. İnsan öncelikle yola kendini tanımakla başlamalı kendi değerini anlamakla kendini bulmakla parçada da dediği gibi kaybolucak olsa bile kendini aramalı . bazen bulmak için kaybolmak gerekir.
    Bu çocukluğumuzdan başlayan bir olay aslında aile bireylerimizin bizi değerli kılıp insan olarak yetiştirmeside çok önemli o değeri bize hissettirmesi.
    Aslında sadece durup öylece bu hayattan bir şeyler gelmesini bir yerlere gelmeyi beklememeliyiz. Bizde insan seviyesine ulaşmış olup bu hayata fayda sağlamalıyız çevremize örnek bir birey olmalıyız . Kişi Kendi değerini bilmezse güvenmezse kendi kendine bu kötülüğü yaparsa çevredekileri kendine nasıl inandırabilir ki ?
    Boş olmadığını bir görevin olduğunu ve fayda sağlamak için bu dünyaya geldiğini unutmamalı
    Sırf insanlardan tepki almamak için farklı kişiliğe bürünmemeli kendini tanımalı ne yapmak istediğini bilmeli ve emin adımlar halinde yürümeli

  13. O kadar çok beğendim ki makaleyi özellike şu kısımı “Kendisini arayan, kaybolur belki. Ama bulmak için kaybolmak gerekir”
    İnsan önce kendini sevmeli ki değerli kılmalı. Bence insan kendini değersiz hissediyorsa çevresi de önemli bir faktördür eğer mutlu değilse ve değersiz hissediyorsa çıkmalı oradan kendini değerli olduğunu bir tek kendisinden olduğunu ve bir kere bu yaşama geldiğini ve kendini böyle kabul edip değerli olduğunu önce kendine kabul ettirip yeni çevre kendini seven eş dost ve en önemlisi kendini seven ruhsal bir yapı olması gerektiği. Böylelikle kendini çok değerli görecek ve mutlu olucaktır bunları çoğumuz söylüyoruz ama yine de aynı hataları yapabiliyoruz ki maalesef acı gerçekte o sanırım.

    Ve en önemlisi kendini bulmak denildiği gibi de kendimizi bulmak uzun bir yolculuk çevremizdekilerinin ve ailemizin istediği biri olmayacağımız kendimizin istediği biri olarak yola çıkmak gerekir yanlışlar ile kendi doğrumuzu bulmak ile de devam edilir en sonda inanıyorum ki kendi doğrumuzu ve kendimizi bulacağız.

    Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık ve düşüncelerinize 🙂

  14. İnsan kendi değerini kendi belirlemeli. Kendini sevmeli, tanımalı ve tanımlamalıdır. İşte o zaman bulur kendini. O zaman farkında olur değerinin. Bu yazıda da çok güzel anlatılmış insanın değeri. Çok güzel öğretilmiş.

  15. Insan en zeki varlık olsa da mutlak bir acizliği her zaman vardır. Bunun tam tersi bir de insanın keşfede bildiği vakit farklılıkları ve yetenekleri de vardır. Bu yetenekleri ve farklılıkları keşfetmek kadar onların neden olduğunu bilmekte gerek. Yapılan her şeyi ne ve ya nasıl değil de, neden yaptığımız önemli. Bu soru ile yola çıktığımız zaman işte metin de dediği gibi de sahne atı olmak yerine bir birey olmayı başarabiliriz. Bu ayrımı yapmayı başaramamış insanlar yaptıkları işten aldıkları hazzı önemsemek yerine aldıkları tebrikleri önemserler. Insan başta kendini bilmeli daha sonra bunu yansıtmalı. Bir amaç uğruna yaşamalı…

  16. Hiç birimiz aciz değiliz…
    Çocukluğumuzdan beri çevremizin bize davrandığı kadarız.Aslında çevreye bağlı kalmadan özgürce varolabiliriz kendimize değersiz kılıp başkalarına benzemek yerine,kendimizi kendimiz olduğu için sevmeliyiz.Unutmamalıyız ki hepimiz insanız ,her insanın hayata vermesi gereken değer de vardır hayyatan alması gereken değerde.İnsanın değeri bulması içinde kendisini bilmesi tanıması gerekir
    Hayat kendini bildiğin kadardır
    Kendine değer ver

  17. Bireyin karşısına çıkan bir cümle insanın hayatını değiştirip ona kendini buldurabilir. İnsanın özündeki açığa çıkar kendi yolunu çizer. Bazen bir annenin tokatı bile insanı değiştirebilir, ya daha iyi ya kötü bir birey haline dönüşür. Dışardaki insanlar bazı konularda kendini o kadar sınırlamamış ki diğer insanların da kendisi gibi aynı pencereden bakmasını farklı bir açıdan baksa yargılayan canlılar olmuşlar, özlerine onu iliştirmişler herkes öyle düşünsün isterler. Sonra biri çıkar bunun yanlış olduğunu düşünür ve yargılanır. Ama sonunda kendine bir benlik yaratır, diğer insanların hayran kaldığı bir benlik.

  18. İnsan ilk kendisini tanımalı sevmeli başkasını değil yani başkası gibi olmaya çalışmak değil de kendi gibi olmaya çalışmalı o yapıyorsa ben de yaparım değil ben yaparım demeli başkasının hayatına bakmadan herkes kendi benliğini sevmeli doğrusuyla yanlışıyla ✨
    (Çok güzel bir yazı elinize emeğinize sağlık)

  19. İnsanın benliğine ulaşması ve gerçek başarılar elde etmesi için öncelikle kendine deger vermeli kendi varoluş amacını bulmalı…

  20. Kişi kendini sevmeli ,Saymalı ,güvenmeli ki ;karşısındaki insanlrda onu sevsin, saygı duysun ,ona güvensin.Ama bu biraz da yetiştirilişten geliyor bence bir çocuğa sevildiğini,sayıldığını ,önemsendiğin ve güvenildiğini hissettirmeden yetiştirmek o çocuğun bütün geleceğini etkiliyor bence

  21. İnsan sevmeye önce kendisinden başlamalı kendine değer vermeli , vermeli ki toplum tarafından da değer gören bir birey haline gelsin kendini her şeyiyle sevmeli, eksiklikleri veya güzellikleri kendine ait olduğu için özel olduğu için sevmeli . Hiç bir zaman kendini küçük görmemeli. Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

  22. İnsanı insan yapan kendisidir. Kişi önce kendini sevmeli olduğu gibi kabul etmeli ancak o zaman gerçek değerini kazanacaktır. Unutmamalı ki yapay değerler gelip geçicidir. Bugün çok zengin çok ünlü çok güzel olabiliriz ama yarın bunlar elimizden kayıp gidecektir. Asıl olan önce kendimizi sevmek sonra insanların bizi biz olduğumuz için sevmesidir.

  23. Acizlik duygusu insanın kendisini sevmesine yada yapabiliceklerini engelleyeme insanın izin verdiği kadar devam edebilir eğer kendimizi olduğumuz gibi kabullenir ve seversek hayat daha güzel bi hal alır. Başarılı bi yazı olmuş

  24. İnsan kendini ne kadar tanırsa etrafını da o kadar kavrar aslında ve o kadar çok şeyi başarabilir bu yazıyı bizle buluşturan kişiye Kaleminize sağlık diyorum.

  25. İnsanın her şeyden önce kendi değerini,isteklerini,yeteneklerini,yapabileceklerini bilmesi ve kendisine güvenmesi gerekir.Başkaları gibi olmaya çalışmaktan çok kendisini tanımaya çalışmalı,elinden geldiğinin en iyisi için çabalamalıdır.Böylece topluma faydası dokunacak ve çevresi tarafından da sevilecektir.Kısacası her başarının başlangıcı kendini tanıyıp sevmektir

  26. İnsan kendini sevmeli,değer vermeli ve yaptiğı bazı yanlişlardan ötürü de affedebilmeli kendini.Böylelikle özgüven sahibi olacaktir ama denildiği gibi hep başkalarıni düşünürsen sen kendin olmazsin aslinda bir palyaço görevini üstlenirsin bence başkalarinin dikkatini çekmeye çalişan,başkalarini eğlendirmek ve iyi hissettirmeyi görev edinmiš birisi olursun oysa bu dünyada seni senden başka kim daha çok düşünebilir ki?

  27. Öncelikle emeğinize yüreğinize sağlık. Çok teşekkür ederim.
    İnsan eskiyen bir kılıfın içine mucizevi nitelikte parçalar ile donatılmış bir makine gibidir. Bu mucize bir amaç için can bulmuş olmalı, arayışı devamlı olan bir yola çıkmıştır.İçinde her türlü güç mevcut. Dıştan içe derine inmeli inerken her bir zerresini kabul edebilmeli şükredebilmeli kendi oluşum tarifini öğrenebilmeli. Her şeyiyle kendini sahiplenmeli olumsuzluklara direnç göstermeli. Gerçeklikten uzaklaşmadan İnsanların hayatlarına dokunarak ruhunu beslemeli. Yüreğini ısıtmak bir insanın gözünün ışığında titreşim olabilmek bir kötüyü bile iyileştirebilir kötüleri kötülükleri yenemesek bile denemeye değer bu çabamız karşılığında yüreğimizde hayatımızda bakış açımızda güzelliklerin güneş açması yakın olacaktır.işte o zaman acizliğimiz anlam bulacaktır

  28. İnsanoğlu,
    insanların doğru, iyi, güzel, hak, adalet, eşitlik, özgürlük,…..
    adına ne varsa
    tüm bildirdiklerinin de kaynağı
    TANRI’yı ve Kitabı KUR’AN’ı,
    KUR’AN BİLGİsini,
    SADECE BİLGİyi,
    GERÇEK BİLGİyi;
    yaşamla ilgili tüm bilgilerin
    Gerçek BİLGİnin TEK kaynağı KUR’AN ile özgürlüğü seçmek,
    benliğini, kişiliğini korumak,
    özgür olmak, özgür kalmak yerine;
    nedense?!
    kutsallaştırdığı,
    somut olanı, somutlaştırdığı,
    hayatının merkezine koyduğu, vazgeçemediği,
    ‘onsuz asla olmaz’, dediği ne varsa, canlı, cansız, ölmüş ya da diri insanlara, hayvanlara tapınmayı,
    kula, maddeye, paraya, güce, …
    kul, köle olmayı seçiyor!???

    İnsanlığın en zorlu mücadelesini veren peygamberi, kutsallaştırıp;
    hadisi, sünneti diyerek,
    Yaratıcısı ALLAH-TANRI’ya
    ortak etmek elçiye, verdiği mücadeleye, aziz hatırasına İFTİRA!

    (A’raf,3)”Rabbinizden size indirilen Kur’an’a uyun. Allah’ı bırakıp da kutsallık payesi verdiğiniz kişilerin peşinden gitmeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!”

    (En’am,104)”Rabbinizden, apaçık delil-aydınlatıcı bilgi-bilinç kaynağı olan Kur’an gelmiştir.”

    (Nisa,174)”Ey insanlar! Rabbinizden apaçık ve güçlü bir kanıt-delil geldi. Her şeyi açık seçik gösteren, aydınlatıcı-çok parlak bir ışık (Kur’an’ı) indirdik.”

Sinem Mamak için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir