TEDX Ustalığında Konuşabilmek

Topluluk önünde konuşabilmenin kimileri için ölüm korkusundan daha fazla olduğuna dair bir araştırma duymuş muydunuz?

Evet, kimileri için bu denli korkunç olabilen bir deneyimi; kimileri ustalıkla, kendine hayran bırakarak ve en önemlisi de ilham vererek nasıl gerçekleştiriyor? Bu konu üzerine çeşitli kitaplar yazılmış. Hatta bir tanesi doğrudan en fazla seyredilen 100 TEDX konuşmasının analiz edildiği “Ted Gibi Konuş” kitabı, yazarı da Carmine Gallo. Bu kitabı ve birkaç benzeri kitabı birkaç kez okudum. Bunun yanında çokça TEDX konuşması dinledim. Ayrıca mesleki hayatımda birçok farklı düzlemde topluluk önüne çıkma deneyimi yaşadım. Teorisi, rol modellemeleri ve deneyimler ışığında da mümkün olduğunca öz ve basit bir reçete yazmaya çalıştım.

Öncelikle her yapılan iş gibi, bu işe başlarken de “neden bu konuşmayı yapıyorum”, “bu konuşmanın amacı ne olmalı” sorularını yanıtlamak gerekiyor. Konuşmanın amacı (hem kendiniz hem de izleyiciler açısından) sizi derleyip topluyor. Hangi detaylara inip, hangilerine inmemeniz gerektiğini belirliyor. Bu amaç hedef kitle ile de çok alakalı. Onlara, onların ihtiyacını vermek gerekiyor. Yoksa onların konuşma esnasındaki dağınıklığı sizi de dağıtıyor. Baştan sonra ince bir ip üzerinde yürür gibi, bağlamdan kopmadan, seyirciye doğru; onun gönlüne ve zihnine doğru bir yolculuk yapmanız gerekiyor.

Temel amacın ilham vermek olduğunu düşünüyorum.

İnsanlara bilgileri dikte etmekten ziyade bir resim çizmeli, onlara bu resmin bütününü ve kritik detaylarını göstererek paylarına düşeni almalarını beklemeliyiz. Her bir zihin ayrı bir dünya. Bu yüzden herkesin aldığı da farklı olabilir. Ama konuşma sonunda, sizin ifade etmeye çalıştığınız ve gerçekten inandığınız tek bir mesaj olmalı. Eğer konuşma sonunu o tek bir mesajla bitiremediyseniz, konuştuklarınızın tümü o mesajda birleşmediyse başarılı olduğunuz söylenemez. Bir cümle, o tek cümle bazen insanların rotasını değiştiren güçlü bir rüzgâr gibidir… Bunun için edebi bir tarafınızın da olması gerekebilir…

İnsanlara ilham verici bir konuşma yapmak için 3 unsurun önemli olduğunu okudum, gördüm deneyimledim. Duyguları uyarmak, bilgiyi doğru paketlemek ve tabi ki olmazsa olmaz konuştuğunuz konu hakkında tutku hissetmek. İsterseniz bu en önemli mevzuyu biraz açalım.

Hayatınızın anlamı içerisinde önemli bir payı olan, doğrudan inandıklarınızın nüvesi bir mesaj; hem duygusal hem de zihnen bir coşku içinde olmanızı sağlayacaktır. Bu coşku sizi karizmatik kılacak, zihninizi daha çok açacak ve sürece beden dilinizi de kendiliğinden katacaktır.

Bir de eğer deneyimlediğiniz, bu yüzden de içselleştirdiğiniz konular üzerine konuşmalar yapmak hem size hem karşıdakine iyi gelecektir. Anlatıcının otantik benliğinin bir parçası olan mesajlar verilirken, kişi kendi coşkusunun dahi farkında olmadan, yüksek bir enerji ile önce duyguları uyarabilecektir. Otantik olmak; kalıpların dışında olma ve inancını/doğru bildiğini ifade edebilme ve yaşayabilme cesaretidir. Otantik benlik insanın eşsizliğinin de bir kanıtı niteliğindedir. Bu yüzden insanlar otantik benliği ve bundan süzülen mesajları farklı ve yeni algılayabileceklerdir. Bu da etkileyiciliği daha çok artırabilecektir. Hatta TEDX konuşması için sahneye çıkanlar; hayatlarının en anlamlı, en merkezi hikayelerinden birini anlatmak için oraya çıkmış olduklarını söylemişlerdir. Bu yüzden de hep etkileyici olmuşlardır.

İkinci unsur duyguları uyarabilmektir. Duyguları uyardığınız zaman zihniniz de uyarılacak ve mesajınızın daha güçlü hatırda kalması sağlanacaktır. Özellikle merak, gizem, ve hayret duyguları. Bu duyguları uyarmanın en önemli tekniği ise iyi bir hikâye anlatıcısı olabilmektir.  Bu hikayeler konunun özünü verebilen, yaşanmış veya kurgulanmış, bütünlük ve bir odak çerçevesinde olmalıdır. Eğer bu hikayeler sizin hikayeleriniz, yaşanmışlıklarınızdan damıtılmış hikayeler olursa çok daha etkili geçecektir karşıya. Çünkü anlatırken aynı duyguları benzer yoğunlukta hisseder ve aktarırsınız. Akademik sevimsizlikle kurmazsınız artık cümlelerinizi. Çok samimi bir sohbet havasına bürünür konuşmanız. Önemli olan da bu samimiyetin geçmesidir zaten.

Üçüncü unsur ise bilgiyi doğru paketleyebilmektir. Bu paketleme sürecindeki en önemli tekniklerden biri metaforlar kullanabilmektir. Anlatılması zor konuyu kısaca ve etkili anlatmak, var olan bir başka olguya veya olaya benzetmekle daha fazla mümkün. Örneğin “odaklanmanın” ne kadar etkili ve önemli olduğunu anlatırken “iğne” örneği verilebilir. İğne ne kadar küçük ve hafif olsa da, tüm varlığı ile tek bir noktada odaklandığı (sivri ucunda) için az bir kuvvetle yüksek tesir eder.

Bilgiyi paketlemede bir başka önemli husus anlatacağınızın konuyu veya verebileceğiniz mesajı en fazla 3 unsurda toplayabilmektir. Hem konuşmanızın başında hem de konuşmanın sonunda 3 unsuru vurgulamak, konuşmadan kalan tek sınıflandırma, tek detay olabilir.   

Çok yoğun istatistik değil, ama çarpıcı birkaç istatistik hem de konuşmanın başında önemli ve akılda kalıcı etki bırakır.

Metinlerin değil, cümlelerin gücüne inanın. Önemli ve çarpıcı cümleler ile kurgulayın sunumunuzu. En fazla 3 maddeli sınıflandırmalar yapın. Slogan mesajlarınızla başlayın ve bitirin.  Öz kavramları vurgulayın.

Adeta kavram matematiği anlayışını benimseyin. Örn. “Özünde başarı mutluluğu değil, mutluluk başarıyı getirmektedir. Başarının mutluluk hissi kadar öz yeterliliğe ve psikolojik dayanıklılığa da ihtiyacı vardır. Bu unsurlar özgüvende birleşirse başarı perçinleşir. Özgüveni artıran da deneyimlediğiniz başarılarınızdır. Demek oluyor ki bu hayatta daha çok deneyim yaşamak daha özgüvenli ve başarılı olmayı sağlayabilir….” Gibi….

Harflerden çok resimlerin gücüne inanın. Resimler mesajı zihninizde canlandırmanızı sağlar. Görsel hafıza, kavram/metin hafızasından daha kuvvetlidir. Ayrıca resim seyircinin sizin söylediklerinize odaklanmasına yardımcı olur. Adeta bir alt yazı gibi geçersiniz zihinlerden. Hem ses hem görüntü…

Biz de öz bir mesajla bitirelim o zaman:

“Resmin bütününden özüne inen, kadrajı odaklayan, zıplamadan akan bir kurgu ile sunum yapın.”

İlham aldığınız ve verdiğiniz nice konuşmalar dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir