Sabahın erken saatlerinde, üniversitenin geniş ve sessiz koridorlarından geçerek dönemin ilk dersine geldim. Sınıfa adım attığımda, öğrencilerin meraklı ama temkinli bakışları akademik hayata yeni alıştıklarını gösterir gibiydi. Arkadan öne doğru dolan amfi, dersin başlamasından on dakika sonra tamamen dolmuştu. Kendilerini ifade etme konusunda çekingen davranıyorlardı. Psikoloji dersinde; ilk yüzleşmeyi kendimizle yaşayalım istedim ve kendilerine dair farkındalığı artırmak üzere DISC kişilik envanteri uygulaması yaptım. Sonuçlar, öğrencilerin büyük çoğunluğunun Steadiness (uyumluluk) eğilimi gösterdiğini, Dominance (baskınlık) eğiliminin ise en düşük seviyede olduğunu ortaya koydu. Uyumluluk eğiliminin bu kadar yaygın olması beklenmedik bir durumdu ve sonuçlar detaylı bir şekilde kaleme alınmaya değerdi.
Uyum Süreci Kişilik Beyanını Etkiledi mi? DISC Steadiness (S) ve Akademik Adaptasyon
DISC envanterinde Steadiness (S) skorunun yüksek olması, özellikle birinci sınıf öğrencilerinin daha uyumlu, sabırlı, güvenlik arayışında ve stabiliteye önem veren bireyler olduklarını gösterir. Üniversiteye yeni başlamış olmaları, onların rutin ve güvenli bir öğrenme ortamını tercih etmelerine, kendi değişimlerine karşı daha fazla direnç göstermelerine ve dışsal motivasyona daha çok ihtiyaç duymalarına neden olabilir. Ayrıca, Dominance (D) skorunun düşük olması, bu öğrencilerin inisiyatif almaktan kaçındıklarını, meydan okumak yerine uyum sağlamayı seçtiklerini ve risk almaktan çekindiklerini gösterir. Birinci sınıf öğrencileri olmaları, akademik ve sosyal ortamlarda kendilerini geri planda tutmalarına yol açabilir. Bu nedenle, özellikle üniversiteye uyum sürecinde, kendi kabuklarına çekilmeyi tercih edebilirler. Belki de bu sonuçlar kültürel bağlamın etkisinin hâlâ yüksek olduğunu gösteriyor olabilir.
Geri Planda Kalma Eğilimi: Liderlik ve İnisiyatiften Kaçınma
Ama burada dikkat edilmesi gereken bir durum var. Literatürde de gördüğümüz lider olma veya öncü olma eğilimi gençlerde artık eskisinden daha düşük. Bu profil liderlik rollerini üstlenme konusunda çekimser olabilir. Kendi kendini yönetim konusunda bile zorluk çeken bir kesim giderek artıyor olabilir. Karar alma süreçlerinde daha fazla yönlendirme ve destek bekleyebilirler. Yenilikçi fikirler üretme veya öncü olma konusunda isteksiz olabilir, ancak destekleyici bir ortam sağlandığında takım çalışmasında önemli roller üstlenebilirler. Ancak iletişim alanında başarılı olabilmek için proaktif ve girişimci olmak gerekir.
Günümüzde gençler, özellikle hızlı değişen sosyal ve dijital dünyada, belirsizlikten kaçınma, güvenli alanlarda kalma ve düşük risk alma eğilimi gösterebilmektedir. Bu durum, onların yenilikçi ve rekabetçi ortamlarda kendilerini geri planda tutmalarına sebep olabilir. Dijital dünyada sürekli maruz kaldıkları içerikler, risk almaktan kaçınma ve kontrollü alanlarda var olma isteğini pekiştirebilir.
Ayrıca bu öğrenciler otorite figürlerinin yönlendirmelerine daha fazla ihtiyaç duyabilirler. Bu da onları pasif öğreniciler haline getirebilir ve aktif olarak kendilerini geliştirme noktasında yavaş ilerlemelerine neden olabilir. Özellikle sosyal medya ve dijital platformlardaki etkileşim biçimleri, gençlerin gerçek dünyada bireysel inisiyatif almalarını zorlaştırabilir.
Eğitimcilere Öneriler
- Öğrencilerin kendilerini daha rahat ifade etmeleri teşvik edilmelidir. Ancak değer temelli özgüvenin daha önemli olduğu unutulmamalıdır.
- Öğrencilere bireysel inisiyatif almayı öğretecek projeler sunulmalıdır.
- Sosyal ve kültürel etkinlikler aracılığıyla öğrencilerin güvenli alanlarından çıkmaları sağlanmalıdır.
- Psikolojik olarak öğrencilerin özgüvenlerini artıracak etkinlikler düzenlenmelidir.
- İletişimcilerin ihtiyacı olan ikna, topluluk önünde konuşma, kriz yönetimi gibi beceriler üzerinde daha fazla durulmalıdır.
Sonuç olarak, Steadiness (S) eğilimi baskın olan öğrencilerle çalışırken, onları konfor alanlarından çıkararak liderlik ve iletişim becerilerini geliştirecek adımlar atmak kritik önem taşıyor. İletişim profesyonelleri olarak yetişecek bu öğrencilerin, proaktif ve cesur adımlar atabilmeleri için eğitim sürecinde onlara gerekli deneyimleri sunmak büyük bir gereklilik.