ÇOCUKLUĞUNDA ÇALIŞMA TECRÜBESİ OLANLAR, BUGÜN PSİKOLOJİK OLARAK DAHA GÜÇLÜ

Bireyin herhangi bir alanda gelişimi, o alanda yetkin olması 3 temel saç ayağının üstünde yükselmesi ile mümkündür:

“Alana dair meyil ve yetenek”

“Alanın mevcut ve geçmiş bilgisine hakimiyet”

“Uygulama ve tecrübe”

Yani Sanat, Bilgi ve Pratik!

Peki var mıdır acaba bir sıra bu güçler içinde, biri birinden önce midir ki, yoksa hepsi besler mi birbirini?

Meyil ve yeteneğin esas zemini oluşturduğu, ilk gözetilmesi gereken husus olduğu rasyonel olarak söylenebilir. Ancak kişi kendisini pratikler içinde keşfedebilmektedir çoğu zaman. O zaman farklı, çeşitli ve erken tecrübeler mi daha önemlidir, önceliklidir? Ya da acaba alanın bilgisi ile tanışıp, öyle mi etkilenir İnsan? Yoksa kişinin önce yetenek emareleri görünür, sonra; önce işin bilgisine sonra tecrübesine mi yönlendirmek gerekir? Bu öncelik sorusunu/sorununu şimdilik siz okuyan zihinlere bırakalım. “Tecrübelerinize” dayanarak cevap verin bakalım.

Ama hepimizin en azından, bu saç ayaklarında eş zamanlı bir yükselme olması gerektiği yönündeki görüşte birleşebileceğimizi umuyorum. Mantıki düzlemde öncü olarak görebileceğiniz yetenek, sadece bir zemin olarak kalamaz çünkü. Yeteneğin beceriye, becerinin de ülfete dönüşmesi gerekir. Yetenek de tecrübe ile pişmez ise beceri oluşmaz. Sadece yetenek olarak kaldıkça, üstü tozlu bir cevher gibi saklar kendini kendinden ve muhatabından.

Bu süreçte bilgi tabi ki önemlidir, yoldaşıdır tecrübenin ve mücadelenin. Ancak bilgi sadece kitabi, sadece nazari, sadece ideal modele ait değildir. Tecrübi bilgi söz konusudur ve çok değerli, aynı zamanda nadirdir. Tecrübi bilgi, sessiz bilgiye, sessiz bilgi sezgisel bilgiye dönüşür. Belki tanımlaması söz ile yapılamayan ama tecrübenin ürettiği ve sezgilerin geliştirdiği bu bilgiden de bahsetmek gerekir. İşin sırrıdır bu bilgi.

Böyle bir bilgiye ulaşmak, bir tavır gerektirir. Ustalık tavrı. Ustalık tavrının oluşması için de ağacın yaş olması gerekir.

Hem meyli/yeteneği keşfetmek, hem kişinin tutkusunu görmek hatta inşa etmek, hem de esas zemin oluşturan mayayı karmak (sorumluluk/görev bilincini oluşturmak, disiplini aşılamak) ağaç yaşken daha mümkündür. Pizzanın üstünde ne çeşitli malzemeler olursa olsun, hamuru pişmeden, zemini olgun olmadıktan sonra bir anlamı olur mu? Olmaz tabi.

Kişiyi olgunlaştıran sorumluluk almasıdır. Sorumluluk disipline eder, işin ötesini berisini düşündürür, derinleştirir. Hem de kişinin yapabilme inancını oluşturur. Yapabildiğini gördükçe, özgüveni artar, güçlenir. Yüzmeyi görerek, okuyarak zor öğrenir kişi. Suya girmesi gerekir. Zihin deneyimleyerek meleke kazanır, meleke kazanınca sezgisi güçlenir. Sezgisi güçlenince de derinleşir, ustalaşır.

Bu oluşum ve gelişim süreci erken başlamamalı mı?

Bu yazı “çeşitli ve erken tecrübenin-pratiğin” kişinin psikolojik sermayesindeki etkisini vurgulamak üzerinde durmaktadır. Kişinin kendi iradesi ile artırabileceği tek servetidir psikolojik sermayesi. Kişi öz yeterliliğe de umut etmeye de iyimser olmaya da dayanıklılığa da kendi iradesi ve bu iradesi yönünde tecrübesi ile ulaşabilir. Çünkü kişi bir işi becerdikçe, yapabildikçe daha da iyisini yapabileceğine inanır. Umut ettikçe, umuda iman ettikçe imkânı yakalar. Bedelini ödedikçe de mümkün kılar. Kendisine verileni kabul ettikçe, iyiyi, dolu olanı yani var olanı “gördükçe” mümküne doğru yola çıkar. “Mümkün” adeta kendini gerçekleştiren kehanet gibi, mücadele arzusu ve eylemi ile mümkün olur.

Mücadele, sorumluluk, disiplin gibi değerler mayadır ve ilk önce hatta erkenden karmak gerekir.

Yaptığımız bir araştırmada ortalama 21 yaşında olan 294 gence, çocukluklarını sorduk. Ne denli zor bir çocukluk geçirdiklerine dair; belirlediğimiz gelir, sağlık ve çocukken çalışma zorunluluğu koşulları üzerinden ölçümler yaptık. Bu ölçümlerimizin derecelendirilmesi 20 uzman öğretim üyesi tarafından gerçekleştirildi. Bunun yanında bugün ki özyeterlilik, umut, iyimserlik ve dayanıklılık düzeylerine dair ölçümler yaptık.

Bulgular bize çocukken çalışma, iş yapma, bir iş için mücadele etme, sorumluluk alma gibi unsurların bugünkü öz yeterlilikle, umutla ve dayanıklılıkla olan olumlu ilişkisini gösterdi. Bununla birlikte çocukken çalışma durumunun özellikle de kendisini ailesine yardım etmek zorunda hissetmesi veya ailesi dışında başkasının yanında çalışan çocukların dayanıklılığının daha kuvvetli olduğu, böylece kişinin çalışma ile mücadele ile çocuk yaşta tanışmasının kişiyi güçlendirici etkisi kanıtlanmış oldu.

Ez cümle; ailenin kontrolü dâhilinde çocuklara sorumluluk vererek güçlerinin yetebileceği işlerde başarı hazzını, yapabilme inancını ve tecrübi bilgiyi kazanmalarını öneriyoruz. En önce sebatı ve zorluğun normalliğini öğrenen ve kabul eden çocuk engelleri de normalleştirecektir. Engelleri aştıkça yaşanan haz, kişiyi daha büyük sorumluluklara teşvik edecektir. Monolog bilgi öğretici bir tarzdan, uygulamalı öğrenmeye geçen çocuk “çift döngülü öğrenmeyi” de gerçekleştirmiş olacaktır. Hem bildiği ile amel edip, uyguladığı ile dönüt alacak, tekrar daha iyi bilecek ve tekrar daha iyi uygulayabilecektir. Bu döngü sürekli bir sarmal şeklinde devam edecektir.

Dememiz o ki; bilen çocuklar kadar yapan çocuklar yetiştirelim.

 

*Bu araştırmayı yapmamda bana yardım eden araştırmacılar Mehmet Ali TAŞ’a , Sefa CEYHAN’a , Gökhan KENAR’a teşekkür ederim.

Makale Linki: http://static.dergipark.org.tr/article-download/3d5b/405c/09d4/5cd2eb7453a9b.pdf?

 

 

 

 

One Reply to “ÇOCUKLUĞUNDA ÇALIŞMA TECRÜBESİ OLANLAR, BUGÜN PSİKOLOJİK OLARAK DAHA GÜÇLÜ”

  1. Sayın Hocam;
    Araştırmanız ”Bilen çocuklar kadar,yapan çocuklarda” yetiştirelim sözünü o kadar güzel desteklemiş ki öğretmen olarak ben de birkaç cümle söylemek istedim.
    Sorumluluk bilincinin gelişiminde en büyük rol anne ve babanındır. Çocuklarımızı sevmenin göstergesi onların her işini bizim yapmamız anlamına gelmez.Bu nedenle çocukların yaş ve beceri düzeylerine göre sorumluluklar vererek gelişimlerine destek olmalıyız. Hayatın ilk yıllarında atılan temeller, çocuklarımızın yaşamları boyunca kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacaktır.Sorumluluk duygusu gelişen çocuklar
    -Güçlü bir kişiliğe sahip olur
    -Bağımlılıkları azalır
    -Daha sosyaldirler
    -Başarılıdırlar
    -Düzenli ve planlıdırlar
    -Özgüven sahibidirler
    ….
    Sorumluluğunu bilen çocuk bilgiyi alıp hedefine ulaşacaktır…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir