Asli umut, en nihayet hayatın yaşanmaya değer olduğuna yönelik adı konmamış bir inanca dayanır.
Terry Eagleton
Ustalık Mektebi: Umut, psikoloji alanında nasıl tanımlanmaktadır? Önemi ve değeri nereden gelmektedir?
Tayfun Doğan – Umut, yaşamlarımızdaki belirleyici rolü en güçlü duygulardan birisidir. Özellikle 2000’lerden sonra pozitif psikoloji yaklaşımının ortaya çıkmasıyla birlikte umut araştırmalarında da dikkate değer düzeyde bir artış olmuştur. Umut, mental sağlıktan fiziksel sağlığa, akademik başarıdan sosyal ilişkilere kadar her boyutuyla ele alınıp incelenmektedir. Çeşitli üniversitelerde “Umut Araştırma Merkezleri” kurulmakta ve önemli araştırmalar yürütülmektedir. Umut araştırmaları ile ilgili tüm bu zenginlik de kavramın farklı şekillerde tanımlanmasına yol açmaktadır. Spiritüel, varoluşsal ve duygusal bir fenomen olarak umut, zaman geçtikçe daha da çok ilgi görecek gibi görünüyor. Psikiyatri alanının önde gelen temsilcilerinden Karl A. Menninger’e göre umut bir maceradır, ilerlemektir, ödüllendirici bir yaşam için kendinden emin bir arayıştır. Umut denildiğinde ilk akla gelen isimlerden olan Rick Snyder’a göre ise umut, arzu edilen amaçlara ulaşmak için farklı yollar bulma ve bu yolları kullanmak için kişinin kendini motive etmesidir. Oklahoma Üniversitesi Umut Araştırmaları Merkezi’nden Chan Hellman da umudu, “bireyin geleceğim bugünden daha iyi olacak ve ben bunu gerçekleştirebilecek güce sahibim diye düşünmesi” şeklinde tanımlamaktadır. Umutla ilgili en güzel tanımlardan birisi de Arizona Üniversitesi’nde bu konuda araştırmalar yürüten Rick Miller’dan gelmektedir: Umut bireyin geleceğini ziyaret etmesi ve ardından da bugüne dönüp yolculuğa hazırlanmasıdır. Tüm bu tanımlar çerçevesinde geliştirilen ölçme araçları ile umudu ölçebilmekte ve umut düzeyinin yüksek olmasının bireyin yaşamına kattığı faydalara şahit olabilmekteyiz. Umutlu olmanın faydaları ile ilgili olarak tüm literatürden şu çıkarımları yapabiliriz:
-Umut, sahip olmaya değerdir.
-Umut, öğrenilebilir ve öğretilebilir bir mental beceridir.
-Umut bir tercihtir.
-Umut önemlidir.
-Umutsuzluk, kişinin kendinden vazgeçmesi ve inandığı her şeye karşı inancını yitirmesidir.
Ustalık Mektebi: Umutla ilgili siz ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Tayfun Doğan – Yukarıda belirttiğimiz çıkarımlar doğrultusunda biz de Üsküdar Üniversitesi Pozitif Psikoloji Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı’mızda umutla ilgili araştırmalar yürütmekteyiz. Henüz yeni tamamladığımız ve yayına hazırladığımız bir araştırmamızda umudun psikolojik sağlamlığın çok güçlü bir yordayıcısı olduğunu ortaya koyduk. Yine kimlerin daha umutlu olduğunu belirlemek üzere gerçekleştirdiğimiz bir çalışmada ise sosyal destek düzeyi yüksek olan, anlamlı bir hayat yaşadığını düşünen, mutluluk ve öz-yeterlilik düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin umut düzeylerinin de yüksek olduğu sonucuna ulaştık. Umutla ilgili ülkemizin her yerinde seminer ve konferanslarımız devam ediyor. Umudu artırmaya yönelik bir müdahale programını geliştirme çalışmalarımız da devam etmektedir. Bir aksilik olmazsa yaza kadar onu da tamamlamayı planlıyoruz. Sekiz-on seanslık kapsamlı bir umudu artırma programı olacak. Bunların haricinde de yakın zamanda üniversitemizin süreli yayınlarından olan PsikoHayat Dergisi’nin “Umut” özel sayısını çıkardık. Bu özel sayıda umutla ilgili farklı alanlardan uzmanların otuza yakın yazısı bulunmaktadır. Dileyen okuyucular derginin online versiyonuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirler. ( https://psikohayat.com/ ) Son olarak da Türkiye’de üniversite öğrencilerinin umut profilini çıkarmaya yönelik bir çalışmanın hazırlığı içinde olduğumuzu söyleyelim.
Ustalık Mektebi: Umutlu insanlar nasıl düşünmektedirler? Onları umutsuz olanlardan ayıran özellikler nelerdir?
Tayfun Doğan – Bu soruya neredeyse tüm kariyerlerini umut psikolojisini araştırmaya adamış iki bilim insanının sözleriyle cevap verelim. Rick Snyder’a göre, umutlu olan kişilerin; kendilerini motive edebilme, hedefe ulaşma konusunda yeterli becerilere sahip olduklarını düşünme, köşeye sıkıştıklarında kendilerini “daha iyi günlerin geleceği” tesellisiyle yatıştırabilme, hedeflerine ulaşmak için değişik yollar bulma esnekliğini gösterebilme, imkansızlığı gördüğünde hedef değiştirebilme ve zor bir işi küçük baş edilebilir parçalara bölebilme gibi ortak özellikleri bulunmaktadır. Bu özelliklere sahip bir kişinin de kolay kolay sırtı yere gelmez diyebiliriz. Shane Lopez de umutlu insanların nasıl düşündüğünü şu sözlerle ifade etmektedir: (1) Geleceğim şimdiden daha iyi olacak. (2) Bunu gerçekleştirebilecek güce sahibim. (3) Amaçlarıma ulaşabilmem için birçok yol var (4) Bu yolların hiçbiri de engelsiz değil. Bu bakış açısına sahip bir bireyin de yaşadığı olumsuzluklardan sonra toparlanabilmesi ya da arzu ettiklerine ulaşması daha kolay olacaktır.
Ustalık Mektebi: Peki umudun önündeki engeller olarak neleri görüyorsunuz? Umudu öldüren etkenler nelerdir?
Tayfun Doğan – Geçmiş olumsuz deneyimler, umudu olumsuz etkileyebilmektedir. Geçmişte başarısız oldum yine olacağım; geçmişte yaşadığım bir sıkıntıyla ilgili olarak çıkış yolu bulamadım yine bulamayacağım gibi düşünceler içerisinde olmak umudu azaltabilir. Bunun dışında umut kırıcı insanlar umudumuzu öldürebilir. Çünkü umutsuzluk diğer duygular gibi bulaşıcıdır. Umutla ilgili yanlış düşünce ve inançlar da umutsuzluğu artıran ve umudu azaltan önemli bir etkendir. Söz gelimi “umut fakirin ekmeğidir”, “umut, kendini kandırmanın ve oyalamanın bir yoludur”, “umut, gerçeklere gözünü kapatmaktır” gibi düşünce ve inançlar umudu olumsuz etkilemektedir. Bu konuyla ilgili yaptığımız bir çalışmada da bunu net bir şekilde görme imkanına sahip olduk. Son olarak da anlamsızlık duygusu, hayatın bir anlamı ve amacı olmadığı düşüncesi umudu olumsuz etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Nihayetinde umut ve anlam el ele gitmektedir. Bunlardan birisinde aksaklık çıktığında bu durum diğerini de olumsuz etkilemektedir.
Ustalık Mektebi: Umut, insanı kapı önünde bekleyen ama asla içeri alınmayan bir biçareye dönüştürmez mi? Umut pasif bir bekleyiş değil midir?
Tayfun Doğan – Evet şüphesiz umudun pasif bir yönü vardır. Yarın yürüyüş yapacağım yağmur yağmamasını umuyorum dediğimizde de umut söz konusudur. Ancak bu pasif bir umuttur. Pasif ya da edilgen umut, dış etkenler arzuladığımız şeyin gerçekleşmesini sağlasın diye beklemektir. Aktif umut ise bireyin sürece etkin bir şekilde dahil olduğu, bir şeyleri kendi çabasının değiştireceği inancıdır. Bu yönü itibariyle de aktif umutta güçlü bir niyetlenme ve nihayetinde de harekete geçme söz konusudur. Tüm bu söylediklerimiz çerçevesinde umudu, Patrick Shade’in deyişiyle aktif bir adanmışlık olarak nitelendirebiliriz. Umutla ilgili en beğendiğim tanımlardan birisi de budur. Umut aktif bir adanmışlıktır.
Ustalık Mektebi: Umudun hiç zararlı bir yönü yok mudur?
Tayfun Doğan – Mutlaka vardır. Mark Manson’un deyimiyle nasıl ki sevmenin, güvenmenin, ilişkilerin olumsuz formları varsa umudun da olabilir. Bu anlamda gerçekçi, değerli ve iyi bir umuda ihtiyacımız var. Bunun haricindeki umut gerçekçi olmayan umut olarak nitelendirilmektedir ve literatürde de bir karşılığı bulunmaktadır. Yine umut araştırmacısı Rick Snyder, kişinin beklentileri gerçekçi değilse, hedefleri uygun ve ulaşılabilir değilse ve arzu edilen hedeflere ulaşmak için kullanılan yöntem ve stratejiler zayıfsa, sahip olunan umut gerçekçi olmayan bir umuttur demektedir. Eğer umut mutluluğumuzu geleceğe saklamamıza neden oluyorsa bu zararlı bir umuttur. Hırs ve intikam gibi olumsuz duygular da içinde umut barındırır. Bu tür bir umut da zarar vericidir. Umut mümküne duyulan iştiyak ve arzu olarak da tanımlanmaktadır. Bu anlamda gerçekleşmesi mümkün olmayan bir şeyleri umut etmek de kişiyi üzebilir. Böylesi bir umut hayal kırıklığına ve acıya davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir.
Ustalık Mektebi: Son olarak umutla ilgili eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?
Tayfun Doğan – Umutlu olmak, çözüm odaklı yaşamak demektir. Umut, edilgen bir bekleyişten ziyade fırsatları, seçenekleri ve alternatifleri görmeyi içeren, öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir mental beceridir. Umutlu olmamız için pek çok nedenimiz olduğunu düşünüyorum. Umutlu olmak kadar umutlu kalmak da önemlidir. Umudunuzu ve iyimserliğinizi hiç yitirmemeniz dileğiyle.
Teşekkür ederiz.