EVDE ÇALIŞMAYA HAZIR MIYIZ?

“Evde çalışma” kavramı bu dönemle çok gündemde bir olgu olmakla birlikte, uzun yıllardır dünyanın gündeminde olan ve uygulamarı gerçekleştirilen bir çalışma biçimidir.

Evde çalışma aslında, 1980’lerden sonra ivme kazanan teknolojik gelişmelerin sunduğu bir alternatif çalışma şeklidir. Teknoloji şirketleri bu yönteme büyük ilgi göstermişlerdir. 2000 yılı başlarında büyük yatırımlar yaparak tüm çalışanlarına home-office kuran IBM örneği en fazla akılda kalan evde çalışma uygulamasıdır. Ancak yapılan büyük yatırımlara rağmen, bir başarı hikâyesi olmayan IBM örneği evden çalışmaya ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. IBM birkaç yıllık tecrübesi sonrası tüm çalışanlarını tekrar ofislerine çağırmış ve evden çalışma sisteminden vazgeçmek zorunda kalmıştır. IBM örneğindeki başarısızlığın en temel nedeni çalışanların verimlilik sorunları yaşamalarıydı. Bu konuda ilerleyen yıllarda birçok işletme bu deneyimi yaşamıştır.

Günümüzde COVID-19 salgını ile birlikte tüm dünya çalışanlarını (şayet çalışabilme imkânlarına sahip iseler) evde çalışmaya yönlendirmiş görülmektedir. Önceki yıllarda gerçekleştirilen araştırmalar evde çalışmanın yararlarının yanı sıra önemli bir takım zorluklarına da ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmalardan birisi Buffer Danışmanlık firması tarafından her yıl yinelenen State of Remote Report araştırmasıdır. Bu araştırma sonuçlarına göre, evde çalışmanın en önemli zorlukları sıralandığında, “İşten sonra bitkin düşmek (%22), Yalnızlık (%19) ve İşbirliği ve iletişim eksikliği (%17)” ilk 3 maddedir.[1] Evde zamanı iyi kullanamama, motivasyon eksikliği, teknik altyapı eksikliği gibi maddeler diğer evde çalışma zorlukları olarak sıralanmıştır. Literatürde sıklıkla dile getirilen diğer zorluklar ise; “Evde çalışma mekânı sorunları, bireyin özdisiplinini sağlayamaması, zaman yönetimi güçlükleri ve evde çalışmanın örgüt kültürünü zayıflatması” şeklindedir.

İster tercihimiz olsun, ister zorunluluk evde çalışma her ne kadar ilk anda çok kolay görünse de uygulanmasını zor bir yöntemdir. İlk kez tecrübe edecekler için disiplinin sağlanması güçtür. Bu amaçla evde çalışmanızı kolaylaştıracağını düşündüğüm maddeleri aşağıda açıklamaya çalışacağım.

Evde çalışırken güne erken başlayın

Evde çalışmada en önemli tuzaklardan birisi zaman tuzağıdır. Tüm günün size ait olduğu düşünmeniz zamanı yanlış yönetmeniz anlamına gelebilir. Bu nedenle işyerine giderken uyguladığınız rutini evde çalışırken de devam ettirmelisiniz. Bu rutinin uygulanmasında iş yerine giderken giydiğimiz kıyafetleri de giymek dâhildir. Ev içinde giyilen kıyafetler ile zaman geçirmek işe olan konsantrasyonu zorlaştırabilir. Güne işe gittiğimiz zamanlarda olduğundan geç başlama, aktif olarak geçirilen çalışma zamanını kısaltma, aylaklık süresini uzatma veriminizi fazlasıyla olumsuz etkileyecektir. Aksi takdirde verimli olmanız zorlaşacaktır.

Kendinize Özel Bir Alan Oluşturun

Evde çalışmada önemli bir husus çalışma mekânıdır. Bu nedenle şayet evinizde imkânınız var ise, bir odanızı özel olarak çalışma mekânına dönüştürmelisiniz. Gündelik yaşantınızı sürdürdüğünüz odadan uzak kalmalısınız.[2] Böylelikle, evinizde özel bir çalışma alanı (ev mekânsal olarak işyerine dönüştürülmüş olacak) sağlanacaktır. Bu alan hem evin içinde yeni bir ofis hissi verecek, hem de evin diğer bölümlerinden ayrışmış olacaktır. Bu odanın ofis şeklinde oluşturulması (bilgisayar, yazıcı vb. ofis gereçleri ile) çalışanın evde çalışmaya uyumunu artıracaktır. Bunu sağlayamaz iseniz evde ev ortamı ile işi ayrıştırmak çok kolay olmamaktadır. Bu durum da iş-aile yaşam dengesini sağlamanız çok zor olacaktır. (COVID-19 sürecinde evde çalışmak zorunda kalan kadın çalışanların evdeki annelik rollerinin ortaya çıkardığı sorunlardan sıkça bahsetmeleri bir tesadüf değildir)

Yapılacaklar Listesi Hazırlayın-Gününüzü Planlayın

Güne erken başlamak kadar önemli olan güne ait bir ajandanızın olmasıdır. Gün boyu yapacaklarınıza ilişkin bir plana sahip olmanız önemlidir. Hatta her sabah bir yapılacaklar listeniz hazırlamanızın verimliliğiniz açısından önemi büyüktür. Çalışma odanızda (var ise) mantar panonuza ya da gözünüzün önünde her an görebileceğiniz bir yere, günlük yapılacakların listesine yer verdiğiniz bir A4 kağıdı asmanız sizde önemli bir uyaran etkisi oluşturabilir. Bu tür bir liste günlük çalışma disiplinimizi sağlamaklayacaktır.

Günlük Çalışma Sürelerinizi Belirleyin

Kendinize belirli saatleri çalışma saati olarak tanımlamak da disiplin açısından önemlidir. Örneğin saat 09:00-15:00 arası bir süreyi çalışma zamanı olarak belirlemek bireysel disiplini sağlamak adına yararlı olabilir. Ayrıca elektronik ajanda ve zaman planlayıcı gibi uygulamalardan destek alınabilir. Evde çalışırken, çalışma süreleri arasına anlamlı molalar ekleyin (molalar saatte bir 5-10 dakika olabilir). Aksi takdirde sıkılmanız, bıkmanız kaçınılmaz olacaktır. Molalarda oturduğunuz ortamdan uzaklaşıp hareket etmeniz önerilebilir. Bulunduğumuz odadan diğer odaya gidip gelmek dahi olsa hareket etmeniz sağlığınız açısından yararlı olacaktır. Bugünlerde kullanılmakta olan akıllı saat ve bileklikler yaklaşık olarak 50dk – 1 saat süre hareketsiz kalındığında kullanıcıyı uyarabilmektedir. Bu cihazlar bedeninizin sesini dinlediği için molaları bu zamanlamaya uyarak gerçekleştirebilirsiniz. Bu çalışma yönteminde hem çalışmanın, hem de dinlenmenin abartılmaması gerektiği görülmekte, her ikisinin dengeli bir şekilde gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

Evde çalışmanın zorunluluk olarak uygulandığı bu günlerin hızla ortadan kalkması dileklerimle.

[1] https://buffer.com/state-of-remote-work-2019

[2] 32 Working from Home Tips You Can Do Right Now, https://www.nextiva.com/blog/working-from-home-tips.html

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir