Günümüzün Yitiği ‘USTALIK MEYLİ’

İnsanların düşünme, iş yapma, olgu ve olaylara yaklaşma biçimlerinde; derinlemesine nüfuz etmek yerine yüzeysel kalabildikleri görülür. Nitelik yerine niceliği tercih edebilirler. Yapabileceklerinin en iyisine odaklanmak yerine beklenen yeterlilikleri karşılamak yeterli gelebilir. Kendilerini kendileriyle kıyaslamak yerine başkalarıyla kıyaslamayı önceleyebilirler. Azim ve sabır yerine hırsları galip gelebilir.

Ez cümle yaşam amaçları; başkalarına yararlı olma, gelişme, öğren(t)me yerine başkalarını geçme, yenme, kazanma odaklı olabilir.

Literatürde amaç yönelimleri (goal orientation) kapsamında ele alınan ustalık/performansçılık ayrımı, hem süreci hem sonucu şekillendiren ve iş yapış biçimine yönelik olan bir tavır/tarz ayrımıdır.

Standart, sıradan performans beklentilerine feda edilen ustalık tavrının giderek azaldığı görülmektedir. Çağın beklediği hız, oluşan kıtlık paradigması ve kaçırma korkusu; sürekli kıyas ve rekabeti beslemektedir. Gözleri hırs bürümekte, sabırsızlık ve acelecilik artmaktadır. İnsanlar, sonuçların sığ olmasına rağmen çoğunlukla daha fazlayı tercih edebilmektedir.

Kendini gerçekleştirme seviyesine herkesin gelemediği gibi, derinlik kaygısını da herkes taşımamaktadır. Her şeye yetişme veya birçok şeyi aynı anda yapma arzusu özensiz işlere sebep olmaktadır. İnsana ve eşyaya değer vermeme tutumu gelişmektedir. Değersizlik insanı yavaş yavaş yozlaştırır. Derinliksizlik giderek bir karakter halini alır. Bu durumda insan, her gördüğünü sadece bir meta olarak ele alır. Özü, değeri ve hikmeti göremez. “Ustalık tavrına sahip olmak” yerine “performans odaklı” düşünmek; derinliği ve biricikliği, standart ve sıradan performanslara feda etmektir.

Ustalık meyilli insan; var olanı en doğru biçimde tanımlamaya, açıklamaya ve anlamaya çalışır. Performansa meyilli insanlarda ise bu hassasiyet daha zayıftır. “Yeterince” sonuçlar elde etmek yeterlidir. Zihinlerimiz çoğu zaman ustalık paradigması ile yaşanan bir hayat mı yoksa performans/sonuç yönelimine dair bir hayat mı ikileminde kalmaktadır. Bu soru vicdanımıza sorulduğunda ve hayatın anlamı yeniden sorgulandığında; performansların ötesinde cevaplar alınmaktadır. Ne yapıyoruz veya nasıl yapıyoruz sorusuyla birlikte, hatta bu sorulardan daha önce neden yapıyoruz sorusuna cevap bulunmalıdır. Neyi temsil ediyor, neye hizmet ediyoruz? Başarı veya yeterlilik tanımlamalarımız ne derece doğru? Sıradan başarı tanımlamalarımızla aslında kendimizi sınırlıyor olabilir miyiz? Yaptığımız işi anlamlı buluyor muyuz?

Ustalık meyilli olmak veya sürekli performans baskısı ile yaşamak, insanın yetişme biçimi ile de ilgilidir. Sonucu öven, kıyaslayan, hatta koşullu davranan ebeveyn performans meyilli bir birey yetiştirir. Ama çabayı öven, özene ve inceliğe dikkat kesilen, süreci önemseyen ebeveyn ustalık meyline daha yakın bir birey yetiştirebilir. Bunun yanında; bireyin yetiştiği bağlam, iklim ve çevresel unsurlar da bu meylin oluşmasında etkilidir. Bitkinin yetişmesi için gerekli olan toprak, hava, su gibi; kişinin yetiştiği, büyüdüğü ve bulunduğu ‘muhit’ de temel bir belirleyicidir. Yaşanılan muhitin ilke ve usullere verdiği değer, insanın işi yorumlama tarzını ve işe atfettiği değeri biçimlendirecektir. Bu yüzden insan hayatını süreceği muhiti ve beraber iş yapacağı insanları seçme iradesine sahip olmalıdır.

***’Performansçılığı gözetmeyen özgün bir dergide (Isparta Okulu Dergisi) bu yazının devamını bulabileceksiniz.  Yazıyı beraber hazırladığımız Ahmet Sait ÖZKUL’a sağladığı önemli katkı için çok teşekkür ederim. 

Yayınlanan makalede; hayatta iş yapma biçimine dair, ustalık paradigmasından beslenerek ortaya koyduğumuz ilkesel bir tavrı; rasyonel mantıklara, vicdanlara ve bilimsel araştırmalara dayandırarak sunmak istedik. Soyut kalmamak adına ustalık meylinin karşısına aldığımız “performansçılık” ile kıyaslamalar yaptık. Mevcut literatürde var olan; ‘performans elde etmek için çalışmanın’ veya ‘performans elde edemeyeceğini düşündüğü işten kaçınmanın’ olumsuzluklarını inceleyen araştırma bulgularından bahsettik. Performansçılığı eleştirmekle birlikte ustalık meylini destekleyen felsefeyi işledik. Entelektüel olsun, fiziki emek gerektirsin her işte var olduğuna inandığımız ustalık tavrını önceleyerek, performansın ustaca düşünme ve çalışmanın sadece sonucu olduğunu ifade ettik. Amaç-sonuç ikileminde doğru eksene otur(t)an nice işlere ilham olsun istedik.’

https://www.ispartaokulu.com/wp-content/uploads/2021/05/IOD-2021-11.pdf

Ali Murat ALPARSLAN

Ahmet Sait ÖZKUL

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir